Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2 bin 200 yılı aşan Türk tarihi; devletleriyle, zaferleriyle, mücadeleleriyle bir bütündür”

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Roketsan yeni tesislerinin açılış töreninde yaptığı konuşmada, “2 bin 200 yılı aşan Türk tarihi; devletleriyle zaferleriyle mücadeleleriyle ricatleri ve yükselişleri ile bir bütündür. 30 Ağustos bahanesiyle tarihimize saldıranların, zaferlerimiz arasında ayrım yapanların amacı 83 milyonun birliğine, beraberliğine, kardeşliğine kast etmektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Roketsan Uydu Fırlatma, Uzay Sistemleri ve İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi ile Patlayıcı Hammadde Üretim Tesisi Açılış Töreni’ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Roketsan Lalahan Yerleşkesi’nde düzenlenen törende konuşmasına Roketsan çalışanları ve tüm milletin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik ederek başladı.

“BU ÜLKENİN TOPRAKLARINA NİFAK TOHUMU EKENLER GEREKEN CEVABI YİNE MİLLETİMİZDEN ALACAKTIR”

Cumhuriyetin banisi, Büyük Taarruz’un Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal’i ve kahraman silah arkadaşlarını minnetle yâd eden ve aziz şehitlere Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “30 Ağustos ‘Ya istiklal ya izmihlal’ tercihi ile baş başa bırakılan bir milletin bağımsızlığı ve şerefi için neleri göze alabileceğinin en açık ispatıdır. 98 yıl önce her türlü yokluk, yoksulluk, imkânsızlığa rağmen şehitlerimizin destansı mücadeleleri ve mübarek kanlarıyla kazanılan bu zaferi biz de manasına uygun şekilde kutluyoruz. Anadolu’nun kapılarını milletimize açan Malazgirt’e nasıl sahip çıkıyorsak bu toprakları ebedi vatanımız kılan Büyük Zafer’e de aynı samimiyetle aynı heyecanla sahip çıkıyoruz. Malazgirt ne kadar bizimse İstanbul’un fethi ne kadar bizimse Çanakkale de aynı şekilde bizimdir, Dumlupınar da Sakarya da bizimdir. Bu zaferlerin hepsi şehitlerimizin mübarek kanlarıyla bu topraklara vurduğumuz birer mühürdür. Cumhurbaşkanlığı forsumuzda sembolleştirdiğimiz 2 bin 200 yılı aşkın devlet tarihimiz Selçuklu ve Osmanlı başta olmak üzere en büyük gurur ve güven kaynağımızdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hepsi birbirinin devamı olan devletleri her kim diğerinin karşısına koyuyorsa “bu milleti ve tarihini tanımıyor” demek olduğuna dikkati çekerek, “Ortak değerlerimiz arasında bölücülük yapanlar, tarihimizin bir bölümünün arkasına saklanarak, diğerini kötüleyenler, Gazi Mustafa Kemal’in hizmetlerini anlatmak için başkalarına kin kusanlar, bu ülke ile bağını koparmış zavallılardır. 2 bin 200 yılı aşan Türk tarihi; devletleriyle zaferleriyle mücadeleleriyle ricatleri ve yükselişleri ile bir bütündür” ifadesini kullandı.

2023 yılında 100. yaşı kutlanacak Türkiye Cumhuriyeti’nin “millet olarak bu topraklarda kurulan ilk değil en son devleti” olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biz hemen her konuyu istismar aracı hâline getirenlerin asıl niyetlerini elbette biliyoruz. Bunların 30 Ağustos gibi, Cumhuriyet gibi, millet, memleket gibi bir dertlerinin olmadığının farkındayız. 30 Ağustos bahanesiyle tarihimize saldıranların, zaferlerimiz arasında ayrım yapanların amacı 83 milyonun birliğine, beraberliğine, kardeşliğine kast etmektir. Allah’a hamdolsun şimdiye kadar milletimiz bu oyunlara gelmemiş, ortak değerlerin istismar edilmesine asla fırsat vermemiştir. İnsanlarımızı birbirine düşürmek isteyenler, bu ülkenin topraklarına nifak tohumu ekenler gereken cevabı yine milletimizden alacaktır.”

“TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİNDE YURT DIŞINA MAHKÛM BIRAKILMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyük Zafer’in 98’inci yıl dönümünü savunma sanayisinin geldiği seviyeyi gösteren böyle anlamlı bir programda kutlamaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu dile getirerek, açılışını yaptıkları Roketsan Uzay Sistemleri ve İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi ile Patlayıcı Hammadde Üretim Tesislerinin ülkeye ve millete hayırlı olmasını diledi.

“Zaferler işte bu eserlerle kutlanır, lafla değil. Eğer zafer diye bir kararlılığınız varsa bu eserleri dikersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda bunlarla bile henüz mutmain olmadıklarını, kendilerine çok daha iyileri, çok daha ileri eserler yakışacağını söyledi. Bunları da yapacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tesislerin hizmete kazandırılmasında emeği geçen tüm kurumları ve Roketsan yönetimini gayretleri için şahsı ve Türk milleti adına tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, günümüzde savunma alanında güçlü ve bağımsız olamayan milletlerin, istikballerine güvenle bakabilmelerinin mümkün olmadığını vurgulayarak, “Hele hele ülkemiz gibi zorlu bir coğrafyada yer alan, bütün bu gelişmelere rağmen devletlerin, caydırıcı bir savunma sanayine sahip olmaları stratejik ve millî bir zorunluluktur. Biz mazisinde güçlü, yerli ve millî savunma sanayine sahip olan böyle bir gelenekten gelen bir milletiz” dedi.

Fatih Sultan Mehmet Han’ın çizimlerini bizzat yaptığı Şahi Topları’nın 18 tonu bulan ağırlıklarıyla devrinin en gelişmiş silahlarından birisi olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Osmanlı tüfek üretiminde çok uzun yıllar boyunca, dünyanın önde gelen sanayilerinden birine sahip olmuştur. İkinci Abdülhamit Han’ın İstanbul’da kurduğu modern barut, fişek, top fabrikaları Cumhuriyet’e miras olarak kalmıştır. Cumhuriyet döneminde Kırıkkale başta olmak üzere Anadolu içlerine yayılan silah sanayinin gerisinde de yine güçlü bir birikim vardır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nuri Demirağ’ın Kayseri’de kurduğu uçak fabrikası, Nuri Killigil’in İstanbul’da kurduğu silah fabrikasının savunma sanayinin öncüleri olarak hâlen hafızalarda olduğunu dile getirerek, “Tüm bu kritik projeler, dönemin ufuksuz, vizyonsuz idarecileri tarafından sabote edilmiştir. Türkiye âdeta kasıtlı ve bilinçli bir şekilde savunma sanayinde yurt dışına mahkûm bırakılmıştır. Ülkemizin ilk uçak fabrikasının özellikle kapısına 1950 yılında kilit vuranlarla bugün bizi savunma sanayinde attığımız adımlardan dolayı eleştirenler, aynı sığ zihniyetin mensuplarıdır. Sakarya’daki tank palet fabrikamızı diline dolayanlar bu ülkeyi 2002’ye kadar yüzde 70 oranında dışa bağımlı hâle getirenlerdir. Oysa Nuri Demirağ, Vecihi Hürkuş’a, Nuri Killigil’e sahip çıksaydı Türkiye, bugün savunma sanayinde bambaşka bir konumda olurdu. Bırakın sahip çıkmayı, şayet bu projeler kasıtlı olarak engellenmeseydi bugün ülkemiz, silah sanayi ve havacılıkta dünyanın en güçlüleri arasında yer alırdı. Türk savunma sanayinin dikilmiş körpe fidanlarını budayanlar sadece kaynak ve zaman israfına sebep olmadılar, aynı zamanda bu milletin 60 senesini de çaldılar.”

“ÜLKEMİZ SAVUNMA SANAYİNİN DIŞA BAĞIMLILIĞINI YÜZDE 70’LERDEN YÜZDE 30’LAR SEVİYESİNE DÜŞÜRDÜK”

Son 18 yılda kayıpları telafi etmenin ve Türkiye’yi savunma alanında zirveye taşımanın mücadelesini verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Âdeta felç olmuş savunma sanayimizi yeniden ayağa kaldırdık. Ecdadın şanlı mirasından ilham alarak ülkemiz savunma sanayinin dışa bağımlılığını yüzde 70’lerden yüzde 30’lar seviyesine düşürdük” ifadelerini kullandı.

Yerlilik politikasına önem verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kendi imkânlarımız ile imal edebileceğimiz hiçbir ürünü dışarıdan satın almama politikasıyla yerlilik oranlarımızı hep yükseğe taşıdık. 2002 yılında 62 savunma projesi yürütülürken bugün bu sayı 700’e yaklaştı. Nereden nereye… Sadece son beş senede 350 civarında yeni proje başlattık. 2002 yılında toplamda 5,5 milyar dolar bütçeli savunma projeleri yürütülürken bugün 60 milyar dolarlık proje hacmine ulaştık. Yine bu dönemde sektörde faaliyet gösteren firma sayımız 56’dan bin 500’e ulaştı. Sektörün 2002 senesinde 1 milyar dolar olan cirosu 2019’da 11 milyar dolar rakamını yakaladı.

2002 yılında 248 milyon dolar olan savunma havacılık ihracatı 2019 yılı itibarıyla 3 milyar doları geçti. Dünyanın ilk 100 savunma şirketleri listesinde yedi firmamız bulunuyor. Kara ve deniz araçlarında sadece ihtiyaçlarını karşılayan değil kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülke arasında yer alıyoruz.”

“SAVUNMA SANAYİSİ ATALETİ KABUL ETMEYEN SÜREKLİ VE YÜKSEK TEMPOLU ÇALIŞMAYI GEREKTİREN BİR SEKTÖRDÜR”

Türk savunma sanayisi firmalarının dünya pazarındaki payının, sözü ve gücünün her geçen gün arttığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İHA, SiHA ve TİHA üretiminde ise artık dünyanın ilk üç, dört ülkesi içindeyiz” bilgisini verdi.

Kimseden izin almadan en zor sınır ötesi operasyonların bir bir başarıyla gerçekleştirildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı harekâtları ile güney sınırımız boyunca kurulmak istenen terör koridorunu boşa çıkardık. DEAŞ belasını sınırlarımızdan tamamen uzaklaştırmakla kalmadık, bu örgüte en ağır darbeleri biz indirdik. Sadece sınırlarımız içinde değil Irak’ta ve Suriye’de de bölücü terör örgütüne nefes aldırmıyoruz. Nereye saklanırlarsa saklansınlar, teröristleri inlerinde buluyor ve imha ediyoruz” diye konuştu.

Suriye’den Irak’a, Libya’dan Doğu Akdeniz’e kadar bölgenin dört bir yanında hak ve hukuku kararlılıkla savunduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Tüm bu adımları atarken şu gerçeği de unutmuyoruz, ‘Başarımızı daim kılmamız, çıtayı sürekli yukarıya taşımamıza bağlıdır.’ Savunma sanayisi ataleti kabul etmeyen sürekli ve yüksek tempolu çalışmayı gerektiren bir sektördür. Savunma Sanayi Başkanlığına, paydaşlarına ve savunma sanayi kuruluşlarına bu noktada çok önemli vazifeler düşüyor. Savunma sanayisi alanında koordinasyon ve eş güdüm eksikliğine tahammülümüz yoktur. Özellikle kendi üretebileceğimiz ürünlerin yurt dışından tedarik edilmesine asla razı değiliz. Elimizdeki sınırlı kaynağı kendi savunma sanayimizi geliştirmek, güçlendirmek için kullanmak birinci önceliğimiz olmalıdır. Sektörümüzden azami derecede hassasiyet bekliyorum. İş birliği ve eş güdüm içinde çalışarak ülkemizi savunma sanayisinde devler ligine taşıyacağınıza inanıyorum.”

“ATMACA’YI YIL SONU İTİBARIYLA TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİMİZİN ENVANTERİNE KATACAĞIZ”

Merhum Turgut Özal’ın 1988 yılında kurduğu Roketsan’ın ürettiği silah ve mühimmatla, Mehmetçiğin en büyük destekçilerinden biri olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Roketsan bugün Bora, Khan, Atmaca, Cirit, Umtas, Omtas, L-Umtas füzeleri İHA’larımızın vurucu gücü Mam-L ve Mam-C akıllı mühimmatları, Sungur, Hisar ve Siper gibi hava savunma projelerimizi de başarıyla devam ettiriyor. Ağır sınıf torpido ve denizaltı savunma harbi roketi üzerinde çalışan Roketsan, Altay tankı ve Leopard 2A4 tanklarımızı zırh sistemleriyle donatıyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ilk yerli deniz füzesi Atmaca’ya ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Atmaca 200 kilometreden fazla menzili ile denizin sadece birkaç metre üstünden giderek düşman unsurları tarafından radarla tespit edilemiyor. Belirlenen bir hedefe gönderilen Atmaca, o hedef hareket etse dahi takip ederek imha edebiliyor. Bu özellikleriyle Atmaca, ülkemizi dünyada gemisavar füzesi üretebilen beş ülke arasına dahil etmiştir. Ordumuzun göz bebeği olan Atmaca’yı inşallah yıl sonu itibarıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimizin envanterine katacağız. Birçok ülkenin Atmaca’ya ilgi duyması, satın almak bizim için görüşmeye başlaması da ayrıca gurur vericidir.”

Roketsan tarafından geliştirilen Atmaca füzesinin video görüntülerini izleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu füzenin geliştirilmesinde emeği ve alın teri olanlara teşekkür etti.

“UYDUMUZ ASKERLERİMİZE ANLIK BİLGİ VE KOORDİNAT SAĞLAYARAK İŞLERİNİ DAHA DA KOLAYLAŞTIRACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan tesisle, önemli bir adımın daha atılacağını bildirerek Mikro Uydu Fırlatma Projesi’nin, merkezin yürüttüğü en kritik çalışmalar arasında yer aldığını kaydetti.

Projenin, hedeflenen tarih 2025’ten daha önce bitirilmesi gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu projeyle 100 kilogram ve altındaki mikro uydularımızı, yüksekliği en az 400 kilometre olan alçak dünya yörüngesine yerleştirebileceğiz. Türkiye, dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu uydu fırlatma, test etme, üretme altyapısı ve üs kurma yeteneğine kavuşmuş olacak. Yerli uydumuz uzaya fırlatıldığında savaş ve barış zamanında ülkeye güvenli bilgi akışı temin edecek. Uydumuz askerlerimize anlık bilgi ve koordinat sağlayarak işlerini daha da kolaylaştıracak. Ayrıca buradan elde edilecek imkânlar, Türkiye Uzay Ajansımızca hazırlanan Millî Uzay Programı’nda yer alan hedeflerimize hizmet edecek. Stratejik önemi haiz bu projenin testlerini başarıyla gerçekleştirdik. Millî teknolojilerle fırlattığımız ilk yerli Sonda roketimiz 130 kilometre irtifaya çıkarak, uzayın sınırı olarak kabul edilen 100 kilometre çizgisini aştı. Böylece Türkiye, tamamen kendi geliştirdikleri projelerle uzaya ilk adımını atmış oldu. Artık yerli ve millî teknolojilerle uzay ligindeyiz.”

“CEPHEDEKİ ASKERLERİMİZİN GÜCÜNE GÜÇ KATACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu roket sistemine ilişkin video görüntülerini izlemesinin ardından roketin katı yakıt teknolojisiyle gönderildiğini ve bundan sonra hem katı hem de sıvı yakıtla test etme aşamasına geçileceğini bildirerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Millî olarak geliştirilen sıvı yakıtlı roket motoru teknolojisinin ilk uzay denemelerine başlayacağımızın müjdesini buradan vermek istiyorum. Hibrit yakıtlı roket motorları geliştirme faaliyetlerimize de devam ediyoruz. Hem uzay uygulamalarında hem de havacılık ve ulaştırma alanında temiz enerji kaynağı olan yüksek kapasiteli hidrojen yakıt pili teknolojisi yine bu merkez altında geliştirildi. Füze güdümlü mühimmat ve silah sistemlerinde ihtiyaç duyulan küresel konumlama sistemi alıcısı, yani bu sistemlerin navigasyonu da yine ilk kez millî imkânlarla üretildi. Yine bu merkezde minyatür silahlar, hipersonik sistemler, lazer ve elektromanyetik teknolojisine sahip yönlendirilmiş enerji silahları gibi geleceğin teknolojisi üzerinde çalışmalar yürütüyoruz.”

Merkezin uhdesindeki projelerin toplam büyüklüğünün 9 milyar lirayı aştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün aynı zamanda Roketsan’ın Elmadağ’daki patlayıcı ham madde üretim tesisini de canlı bağlantısıyla açıyoruz. Bu tesis sayesinde patlayıcı ham madde ihtiyacımızın büyük bir kısmı milli imkânlarla üretilecek. Füze ve harp başlığı patlayıcıları ile zırh sistemleri için kritik öneme sahip bu kabiliyetle yurt dışı bağımlılığını önemli ölçüde kıracağız. Füze kabiliyetlerimize, özellikle güvenlik güçlerimize sahada yeni kabiliyetler getirecek teknolojiler üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. TRG-230 füze sistemine, lazer arayıcı başlık entegre edildi. TRLG 230 ismini verdiğimiz bu füze sistemi, İHA ve SİHA’ların işaretlediği hedefleri karadan vurabilecek şekilde geliştirildi. Bayraktar TB2, SİHA’nın lazer işaretlemesini yaptığı hedef, lazer güdümlü 230 milimetre füze sistemi tarafından vuruldu. Bu yeni gelişme, bilhassa cephedeki askerlerimizin gücüne güç katacak.”

Roketsan’ın geliştirdiği bu füze sistemine ilişkin video görüntülerinin davetlilere izletilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hamdolsun Türkiye’yi savunma sanayisinde bir üst lige taşıyan tüm bu projelerin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Sektöre liderlik eden Bakanlığımızı, denizlerin dibinden uzayın derinliklerine kadar görev üstlenen Roketsanımızı şahsım, milletim adına gönülden tebrik ediyorum. Sınırlarımız içinde ve dışında ülkemizin güvenliği, milletimizin geleceği için fedakârca görev yapan emniyet güçlerimize şükranlarımı sunuyorum. Binlerce yıllık tarih yolculuğumuzdaki son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti’ni yaşatmak ve daha ileriye taşımak için gayret gösteren, emek veren, ter döken herkese teşekkür ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından, Roketsan Elmadağ tesislerinden canlı bağlantı yapılarak tesis açılışı gerçekleştirildi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, protokol üyeleri ile açılış kurdelesini kesti.

Dünya

Ahmet Erdem Kimdir | Genç Protokol

Published

on

By

Ahmet Erdem İstanbul Teknik Üniversitesi’nde İnşaat Mühendisliği branşında lisans eğitimi aldıktan sonra İstanbul Üniversitesi İşletme Enstitüsü’nde Mühendislik Yönetimi branşını tamamlamıştır.

1990 yılında Shell’de çalışmaya başlayan Erdem, Türkiye, Orta Doğu ve Avrupa’da üst kademelerde görev yapmıştır. Yunanistan ve Türkiye Yatırım Müdürlüğü, Türkiye Perakende Satışlar Müdürlüğü görevlerinden sonra, 2006 yılında, halihazırda Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı da yürüttüğü Shell & Turcas Petrol A.Ş. ortak girişim şirketinin kurulmasında önemli bir rol üstlenmiştir. Ortak girişim şirketinin entegrasyonu sırasında Perakende Genel Müdürü ve İcra Kurulu üyeliği görevlerini yürüttükten sonra Shell’in Doğu Afrika’daki faaliyetlerinin merkezi olan Kenya’da Shell Ülke Başkanı ve Kenya Shell Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenmiştir. Ahmet Erdem, Royal Dutch Shell bünyesinde finansal ve itibar risk yönetimi ile ilgili eğitimler almıştır ve ülke çapında 20 yıla yakın risk yönetim tecrübesi bulunmaktadır.

Erdem halen Shell Türkiye Ülke Başkanlığı’nın yanı sıra Shell&Turcas A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Sabancı Holding Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini yürütmektedir.

Ahmet Erdem, önceki yıllarda Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nde (YASED) iki dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmış olup halihazırda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde (TOBB) Petrol ve Petrol Ürünleri Sanayi Meclis Başkanlığı, Petrol Sanayi Derneği’nde (PETDER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı, Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (WBCSD Türkiye), United Nations Global Compact Türkiye ve Enerji Verimliliği Derneği’nde (ENVER) Yönetim Kurulu Üyeliği ve İngiliz Ticaret Odası’nda Danışma Kurulu Üyeliğini sürdürmektedir

Haber Burada

Dünya

“Nijerya’nın Afrika kıtasında barışın, istikrarın ve ekonomik kalkınmanın tesisi yönünde gösterdiği çabalar takdire şayandır”

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Devlet Başkanı Buhari ile düzenlediği basın toplantısında, “D-8, İslam İşbirliği Teşkilatı, ECOWAS ve Afrika Birliği gibi kuruluşların önemli bir üyesi olan Nijerya, bölgesinin ve dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Nijerya’nın Afrika kıtasında barışın, istikrarın ve ekonomik kalkınmanın tesisi yönünde gösterdiği çabalar takdire şayandır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari ile baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında iki gün önce Sokoto eyaletinde bir pazar yerine düzenlenen terör saldırısında hayatını kaybeden Nijeryalılara Allah’tan rahmet, ailelerine ve tüm Nijerya halkına baş sağlığı, yaralılara da acil şifalar diledi.

Beş yıl aradan sonra, Nijerya’ya gerçekleştirdiği resmî ziyaretin Türkiye-Nijerya ilişkilerini bir üst düzeye çıkaracağına inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Az önce çeşitli alanlarda imzalamış olduğumuz anlaşmalar, ziyaretimizi taçlandırmıştır. Cumhurbaşkanı Sayın Buhari’yle gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde Türkiye-Nijerya ilişkilerini tüm cepheleriyle gözden geçirdik. Münasebetlerimizi her alanda nasıl daha ileriye taşıyabileceğimize ilişkin fikir teatisinde bulunduk. İş birliğimizi derinleştirmek hususunda aynı kararlılığı paylaştığımızı memnuniyetle müşahede ettik. Önümüzdeki yıl diplomatik ilişkilerimizin tesisinin 60. yıl dönümünü idrak edeceğiz” dedi.

“NİJERYA İLE TİCARET HACMİMİZ, GEÇTİĞİMİZ YIL 2 MİLYAR DOLARI BULDU”

Nijerya’nın Türkiye’nin Afrika kıtasındaki en eski diplomatik temsilciliklerinden birisine ev sahipliği yaptığını da belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları söyledi: “D-8, İslam İşbirliği Teşkilatı, ECOWAS ve Afrika Birliği gibi kuruluşların önemli bir üyesi olan Nijerya, bölgesinin ve dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Nijerya’nın Afrika kıtasında barışın, istikrarın ve ekonomik kalkınmanın tesisi yönünde gösterdiği çabalar takdire şayandır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika kıtasının üretim merkezi konumundaki Nijerya ile 2020 yılında 2 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaştıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Stratejik ortaklık temelinde şekillenen Afrika’yla ilişkilerimize mevcut ziyaretlerimizle ivme kazandırıyoruz. Afrika’daki Büyükelçiliklerimizin sayısı 43’e ulaştı. 21-22 Ekim’de 3. Türkiye-Afrika İş Forumu’nu İstanbul’da gerçekleştireceğiz. Ardından, 17-18 Aralık’ta İstanbul’da 3. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağız. Nijerya’yla iş birliğimizi her alanda daha ileriye taşımaya kararlıyız. Pek çok Nijeryalı gencin Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üniversitelerinde eğitim görmesinden ve Türkiye Burslarından faydalanmasından da özellikle mutluluk duyuyoruz” dedi.

“NİJERYA İLE ASKERÎ, SAVUNMA VE GÜVENLİK KONULARINDAKİ İŞ BİRLİĞİMİZİ GÜÇLENDİRİYORUZ”

Türkiye olarak, dost ve kardeş ülke Nijerya’daki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör örgütleri, silahlı çeteler ve deniz haydutlarıyla eşzamanlı mücadele yürüten Nijerya ile askerî, savunma ve güvenlik konularındaki iş birliğimizi güçlendiriyoruz. Bu vesileyle, terör hadiselerinde hayatını kaybeden Nijeryalı kardeşlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Nijerya halkına sabırlar diliyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayii ve güvenlik alanlarında dünya çapında takdir toplayan imkân ve kabiliyetlerini Nijerya’yla paylaşmaya hazır olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörle mücadelede sergilediğimiz bu hassasiyetin, Nijerya makamları nezdinde de karşılık bulacağına eminim. Malumunuz Türkiye de uzun yıllardır PKK/PYD, FETÖ, DEAŞ başta olmak üzere çeşitli sayıda terör örgütüyle mücadele etti. 15 Temmuz hain darbe girişiminin faili, FETÖ’nün Nijerya’da sürdürdüğü yasadışı faaliyetler hakkında Nijerya makamlarıyla gerekli bilgi paylaşımlarında bulunmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

NİJERYA DEVLET BAŞKANI BUHARİ: “TÜM DÜNYAYA ÖRNEK TEŞKİL EDİYORSUNUZ”

Türkiye ile Nijerya arasındaki sıcak ilişkilerin iyi seviyede olduğunu vurgulayan Nijerya Devlet Başkanı Buhari, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ikinci kez Abuja’da ağırlamaktan dolayı memnuniyet duyduğunu söyledi.

Nijerya Devlet Başkanı Buhari, ziyarette ikili ilişkiler gibi birçok konuyu ele aldıklarını aktararak Nijerya ile Türkiye arasındaki nezaket çerçevesinde bu konuları değerlendirdiklerini kaydetti.

İki ülke arasında 8 yeni anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandığını belirten Nijerya Devlet Başkanı Buhari, “Enerji, savunma sanayisi, madencilik ve hidrokarbon alanlarında anlaşmalar imzaladık. Bu anlaşmaların en kısa zamanda uygulamaya geçmesini umuyoruz” dedi.

Nijerya Devlet Başkanı Buhari, görüşmelerde Nijerya’nın yeni tip koronavirüs (Kovid-19) protokollerinin değiştirilerek Türkiye’ye uygulanan seyahat yasaklarının kaldırıldığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın da Abuja’da çok kıymetli işlere imza attığını vurgulayan Buhari, “Abuja’da Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından onarılan ortaokulun açılışını yaptı” dedi.

Nijerya Devlet Başkanı Buhari, TİKA’nın Nijerya’ya gerçekleştirdiği desteklerden dolayı Türkiye’ye şükranlarını sundu.

Cömertliği ve iş birliği için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür eden Nijerya Devlet Başkanı Buhari, “Çatışma alanlarından kaçan 4 milyon kişiye ülkenizde ev sahipliği yaptığınız için teşekkürlerimizi iletmek istiyoruz. Tüm dünyaya örnek teşkil ediyorsunuz” ifadesini kullandı.

İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR

İki ülke arasında, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığı ile Vergiden Kaçınmaya Engel Olma Anlaşması”, Ticaret Bakanı Mehmet Muş ve Nijerya Maliye, Bütçe ve Ulusal Planlama Bakanı Zainab Ahmed tarafından imzalandı.

“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Madencilik Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hidrokarbon Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı” ve “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”nı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ve Nijerya Dışişleri Bakanı Geoffrey Onyeama tarafından imza altına alındı.

“Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gençlik Alanında İşbirliği Anlaşması” ile “Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Arasında Siyasi İstişare Mekanizması Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptı” da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Nijerya Dışişleri Bakanı Geoffrey Onyeama tarafından imzalandı.

“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Savunma Sanayii İşbirliği Anlaşması” ise Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ile Nijerya Dışişleri Bakanı Geoffrey Onyeama tarafından imza altına alındı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN ONURUNA ÖĞLE YEMEĞİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari tarafından onuruna verilen resmî öğle yemeğine katıldı.

Haber Burada

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari tarafından Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda resmî törenle karşılandı.

Heyetlerini birbirlerine takdim eden ve basın mensuplarına görüntü veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Nijerya Cumhurbaşkanı Buhari daha sonra baş başa görüşmeye geçti.

Haber Burada

Haber Burada

seers cmp badge