Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mevlid-i Nebi Haftası açılış programında yaptığı konuşmada, “Batı’da yükselen İslam karşıtlığı bugün artık kitabımıza, Peygamberimize ve tüm kutsallarımıza yönelik topyekûn bir saldırıya dönüşmüştür. Esasen farklı din mensuplarına yönelik tehcir, engizisyon ve soykırım uygulamaları, Avrupa’nın yabancısı olduğu bir pratik değildir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığınca Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen Mevlid-i Nebi Haftası açılış programına katıldı.
Katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine “Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatüh. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi hepimizin, hepinizin üzerine olsun. Allah’ın selamı, Hazreti Muhammed Mustafa’nın ve Ehl-i Beyt’inin, dostların en güzeli Ashab-ı Kiram’ın, Tabiîn’in, Tebeüttabiîn’in ve 14 asırdır hak yoldan ayrılmayan tüm Müslümanların üzerine olsun” diyerek başladı.
“Filistin’den Arakan’a, Türkistan’dan Afrika’ya kadar dünyanın dört bir ucundaki kardeşlerime selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum” diyerek sözlerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mevlid-i Nebi Haftası açılış programı vesilesiyle Peygamber âşıklarını Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde, milletin evinde misafir etmekten büyük bir bahtiyarlık duyduğunu söyledi.
Mevlid-i Nebi Haftası’nın hayırlara vesile olmasını, bereketli geçmesini, kalpleri yumuşatmasını Allah’tan niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbime, bizleri ‘Adı güzel kendi güzel Muhammed’in’ dünyaya vasıl oluşunun bir sene-i devriyesine daha ulaştırdığı için hamdediyorum” dedi.
“ETNİK VE DİNÎ KİMLİĞİNDEN DOLAYI AYRIMCILIĞA UĞRAYAN MİLYONLARCA KARDEŞİMİZ VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların ve İslam âleminin Çarşamba’yı Perşembe’ye bağlayan gece idrak edilecek Mevlit Kandili’ni tebrik ederek, Müslümanların bu gece hürmetine yaptığı duaların, kıldığı namazların, hayır ve hasenatların kabul olmasını diledi.
Bu yıl Mevlid-i Nebi’yi tüm dünyayı etkileyen koronavirüs salgını ve bölgede yaşanan sıkıntılar nedeniyle biraz buruk karşıladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlardan koronavirüse karşı alınan tedbirlere uymalarını ve “Temizlik-Maske-Mesafe” kurallarına riayet etmelerini istedi.
“Ülkemizi, milletimizi, rızkının peşindeki insanlarımızı sıkıntıya sokmadan, dengeli, önü arkası iyi hesaplanmış adımlarla süreci yönetiyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sıkıntı görülen alanlarda gereken müdahaleleri yapmaktan çekinmediklerini, ilgili bakanların tam bir koordinasyon içinde meseleyi takip ettiklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam âleminin gerçekten sancılı, imtihan ve zorluklarla dolu günler yaşadığına işaret ederek, zulmün, terörün, işkencenin ve daha nice, İslam tarafından ve Hazreti Muhammed tarafından yasaklanmış fiilin, her gün, her an işlendiği bir dönemin içinde bulunulduğuna dikkati çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de, rejimin ve teröristlerin saldırıları sebebiyle 1 milyon kişinin hayatını kaybettiğini, 12 milyon kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını, Yemen’de 6 yıldır süren kirli savaşın tüm bedelini bir lokma ekmeğe, bir tas çorbaya muhtaç olarak ölen yüzbinlerce masum çocuğun ödediğini ve Libya’nın zengin yeraltı kaynaklarının, darbeciler ve batılı emperyalist güçler tarafından talan edildiğini anlattı.
“Asırlar boyunca barışla, ilimle, hikmetle anılan İslam beldelerinden; bugün ne yazık ki göğe ezan sesleri değil; anaların feryatları, çocukların çığlıkları, bombalarla enkaza çevrilen camilerin dumanları yükseliyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm dünyanın gözleri önünde Filistin’de zulüm, Arakan’da şiddet, Türkistan’da baskı, Irak ve Afganistan’da terör can almaya devam ediyor. Sırf Müslüman oldukları için öldürülen; evlerinden, yurtlarından kovulan yüzbinlerce Müslüman kardeşimiz var. Misyonerler tarafından din değiştirilmeye zorlanan, evlatları kendilerinden koparılan milyonlarca Müslüman var. Etnik ve dinî kimliğinden dolayı şiddet gören, baskı gören, ayrımcılığa uğrayan milyonlarca kardeşimiz var” dedi.
“AVRUPA ÜLKELERİNDE, İSLAM DÜŞMANLIĞININ VEBA GİBİ TOPLUMLARA SİRAYET ETTİĞİNİ GÖRÜYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, günümüzde Fransa ve Almanya’da yaşanan Müslümanlara yönelik şiddet olaylarının tüm dünyanın gözü önünde olduğuna işaret ederek, “Özellikle Hristiyan dünyasına sesleniyorum, Musevilere sesleniyorum; her şeyden önce insanız, insan olarak, bizim dinimizde Hristiyan olmak suç değildir, biz ona da sahip çıkıyoruz, aynı şekilde Musevi’ye de sahip çıkıyoruz ama gelin Fransa’da eğer Müslümanlara bir zulüm varsa hep birlikte biz oraya da sahip çıkalım diye buradan dünya liderlerine sesleniyorum” ifadelerini kullandı.
Özellikle Avrupa ülkelerinde, İslam ve Müslüman düşmanlığının âdeta veba gibi toplumlara sirayet ettiğini, Müslümanlara ait iş yerleri, evler, ibadethaneler ve okulların hemen her gün ırkçıların ve faşist grupların saldırısına maruz kaldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şimdi ben buradan milletime sesleniyorum; Nasıl ki Fransa’da ‘Türk markalı mal satın alınmayın’ diyorsa bende şimdi milletime sesleniyorum; Sakın Fransız markalara asla iltifat etmeyin, bunları satın almayın. Müslüman kadınlar kılık kıyafetlerinden dolayı sokakta, çarşıda, otobüste, vapurda ya hakarete, ya da fili tacize uğruyor. Müslüman çocukların hiç olmadık bahanelerle eğitim hakları ellerinden alınıyor. Gün geçmiyor ki, Müslümanlara ait bir ibadethaneye, mescide, derneğe yapılan saldırı haberini almayalım. Son olarak Almanya ve Avustralya. Daha önce Avustralya’da büyük bir felaket gördük. Şimdi yine ibadethanelere, oralara saldırı gördük. Aynı şeyi, Almanya’da gördük. Şansölye Merkel’e sesleniyorum; hani sizde din özgürlüğü vardı hangi sizde din veya dinini yaşayanlara karşı devletinizin güvencesi vardı. Peki bir sabah namazında nasıl oluyor da yüzü aşkın polis camiye saldırıyor. Bunların tam tersini siz bugüne kadar Türkiye’den duydunuz mu? Hayır niye çünkü bizde gerçek din özgürlüğü var. Gün geçmiyor ki, Müslümanların inanç ve ibadet hürriyetlerini kısıtlayan bir uygulamayla karşılaşmayalım. Gün geçmiyor ki, Peygamber Efendimizi, mukaddes kitabımız Kuran-ı Kerim-i hedef alan bir edepsizlikle, bir alçaklıkla muhatap olmayalım. Duvarlarda, Fransa’nın akli noktada kontrole muhtaç olan liderinin teşvikiyle bu saldırılar yapılmaya başlandı.”
“BU OLAYLAR, AVRUPALI MÜSLÜMANLAR İÇİN ÇOK VAHİM SONUÇLAR DOĞURABİLECEK BİR SÜRECİN İŞARET FİŞEĞİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, lafa gelince demokrasiyi kimse bırakmayan birçok batılı devlette, Müslümanlara yönelik hukuksuzlukların âdeta sıradanlaştığının altını çizerek, “İslam ve Müslüman düşmanlığı, kimi Avrupa ülkelerinde bizzat devlet başkanı seviyesinde teşvik edilen, desteklenen bir politika hâline gelmiştir. İşte siz gerçek manada faşistsiniz, siz gerçek manada Nazi’nin âdeta zincir halkalarısınız. Irkçı terörizm, medya ve siyaset eliyle, çoğu zaman da güvenlik birimlerinin göz yummasıyla toplumda yaygınlaşıyor. İkinci Dünya Savaşı öncesinde Avrupa’daki Musevilere karşı yürütülen linç kampanyasının bir benzerine bugün Müslümanlar maruz kalıyor. Avrupalı Müslümanlar bilinçli, planlı, kasıtlı bir şekilde kandan ve şiddetten beslenen yapıların kucağına itiliyor” değerlendirmesinde bulundu.
İslam Peygamberi Hazreti Muhammed’in “Öyle bir zaman gelecek ki, dininin gereklerini yerine getirme konusunda sabırlı davranıp Müslümanca yaşayan kimse, avucunda ateş tutan kimse gibi olacaktır” hadisi şerifini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinde şahit oldukları manzaranın bu olduğunu söyledi.
Günümüzde Batı’da Müslüman olmanın, Müslümanca yaşamanın, İslam’a göre hayat sürmenin giderek imkânsızlaştığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “FETÖ gibi örgütler en üst düzeyde korunurken; dininin gereğini yapmaktan başka gayesi olmayan samimi müminler dışlanmakta, ötekileştirilmektedir. Müslümanların canına kast eden grupların önü açılırken, meşru zeminde faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşları baskıya uğramaktadır. DEAŞ gibi teröristlerin işlediği cinayetlerin faturası, dinimize ve müminlere kesilerek, Müslümanlara yönelik kin ve nefret iklimi körüklenmektedir. Müslümanlara, farklı isimler ve kisveler altında, İslamsız bir dindarlık, profan bir din anlayışı dayatılmaktadır. Batı’da yükselen İslam karşıtlığı bugün artık kitabımıza, Peygamberimize ve tüm kutsallarımıza yönelik topyekûn bir saldırıya dönüşmüştür. Esasen farklı din mensuplarına yönelik tehcir, engizisyon ve soykırım uygulamaları, Avrupa’nın yabancısı olduğu bir pratik değildir. 80 yıl önce Musevilere karşı işlenen insanlık suçları, daha 25 sene önce Srebrenitsa’da Bosnalı kardeşlerimize yapılanlar hâlen hafızalardadır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde yaşanan hadiseleri, devlet başkanları düzeyinde sergilenen hadsizlikleri ve sabah namazı vaktinde camilere yapılan polis baskınlarını sıradan vakalar olarak görmediklerinin altını çizerek, “Bu olaylar, oldukça tehlikeli, Avrupalı Müslümanlar için çok vahim sonuçlar doğurabilecek bir sürecin işaret fişeğidir” uyarısında bulundu.
“MÜSLÜMANLARI DÜŞMANLAŞTIRARAK ELDE EDEBİLECEĞİNİZ HİÇBİR KAZANIM YOKTUR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ciddi bir inanç buhranı içinde olan Batı toplumları, İslam’ı ve Müslümanları hedef alarak buradan çıkış yolu aramak gibi yanlışa düşmüşlerdir. Batılı siyasetçiler, iç ve dış politikadaki başarısızlıklarını, Müslümanları hedef hâline getirerek, örtmeye çabalıyor. Koronavirüs salgınının sebep olduğu ekonomik sıkıntıların faturası bile Müslümanlara ve göçmenlere kesilmeye çalışılıyor. Bu nefret ikliminin, günlük siyasetin olağan gerilimleriyle hiçbir bağının olmadığı açıktır. Korkarım çok daha karanlık, çok daha sinsi bir planın çarkları işlemektedir” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 milyon insanı Avrupa’da yaşayan bir ülkenin Cumhurbaşkanı olarak, muhataplarına şu ikazı yapmakta fayda gördüğüne işaret ederek, “Müslümanları düşmanlaştırarak elde edebileceğiniz hiçbir kazanım yoktur. Çapsızlığınızı perdelemek amacıyla girdiğiniz bu yolun sonu felakettir. İkinci Dünya Savaşında yaşanan katliamlardan herkes ders çıkarmalıdır. Irkçı terörizm, Avrupa’ya kan, gözyaşı ve iç çatışmadan başka bir şey getirmemiştir, getirmeyecektir. 2011 yılında Norveç’te Breivik denen bir caninin katlettiği 77 masum, izlediğiniz bu politikaların ne tür acı sonuçlar doğuracağını göstermiştir” diye konuştu.
Türkiye’nin vatandaşlarının hak, hukuk ve güvenliğini korumakta kararlı olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam düşmanlığını ve ırkçı terörizmi bir millî güvenlik meselesi olarak değerlendirdiklerini ve planlarını buna göre yaptıklarını aktardı.
“AVRUPA KONSEYİ, İSLAM DÜŞMANLIĞINI DAHA FAZLA GÖRMEZDEN GELEMEZ”
“DEAŞ’tan PKK’sına terör örgütlerine nasıl bakıyorsak Neo-Nazi terör örgütlerine de aynı nazarla bakıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa’nın da kanser hücresi gibi yayılan bu örgütlerle ilgili artık daha tutarlı, kararlı ve medeni bir tavır alması gerektiğini yineledi.
Irkçı terör tehdidiyle mücadelede özellikle Avrupa Birliği kurumlarına çok ciddi sorumluluk düştüğüne inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Avrupa Konseyi, İslam düşmanlığını daha fazla görmezden gelemez. Ülkemizle ilgili olur olmaz her konuda görüş bildiren Avrupa Parlamentosu, üç maymunu oynayarak bu meseleyi geçiştiremez. Avrupa’nın basiret, ahlak, vicdan sahibi liderleri, korku duvarlarını yıkmalı, İslam ve Müslüman düşmanlığı hakkında konuşmaya başlamalıdır. Aşırı sağcı fikirlerin, Avrupa’nın ana akım siyasetini esir almasına izin verilmemelidir. Avrupalı siyasetçiler, Fransa Devlet Başkanı Macron’un başını çektiği nefret kampanyasına artık bir ‘dur’ demelidir. Her ne kadar Macron’un hoşuna gitmese de önceki gün yaptığım çağrıyı burada tekrarlamak istiyorum. Irkçılık ve İslam düşmanlığı; görevi, konumu, makamı ne olursa olsun, insanın akli ve vicdani melekelerini yok eden bir psikozdur. Reddederek, yokmuş gibi davranarak bu sorunun üstesinden gelinmez. Ülkesinin ve vatandaşlarının geleceğini düşünen her siyasetçi, bunu kabul etmeli, yüzleşmeli, sorunu çözmenin yollarını aramalıdır.”
“HAKSIZLIK VE HUKUKSUZLUK KARŞISINDA SESİMİZİ YÜKSELTMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Âl-i İmrân Suresinin “Siz, insanlar için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emredersiniz, kötülükten alıkoyarsınız” şeklindeki 110’uncu ayetini okuyarak, iyiliği emretmenin ve kötülükten vazgeçmenin her Müslümana farz olduğunu anlattı.
Müslümanın, şahit olduğu kötülükler karşısında sessiz ve tepkisiz kalamayacağını, etrafında yaşanan adaletsizliklere gözlerini kapayamayacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’den Libya’ya, Afrika’dan Avrupa’ya kadar dünyanın birçok yerinde hakkaniyeti, adaleti, barışı savunan tavırlarının gerisinde bu hakikatin bulunduğunu, şartlar ne olursa olsun mazlumun yanında durmak zorunda olduklarını vurguladı.
“Hakkın hatırını; edep, ahlak yoksunu, insanlık fukaralarının hoyratça çiğnemesine izin veremeyiz” sözlerine yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zulmü alkışlamamak, hak namına haksızlığa tapmamak, üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapmamak, bizim milletimizin karakteridir. Bunun için dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, hangi inanca, kökene, kültüre sahip olursa olsun, haksızlık ve hukuksuzluk karşısında sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ailelerden başlayarak toplumda iyiliğin, güzelliğin, İslami ve insani değerlerin yaygınlaşması için de çaba harcadıklarını dile getirerek, özellikle de istikbalin teminatı olan gençlerin ve çocukların en güzel şekilde yetiştirmenin mücadelesini verdiklerini kaydetti.
“İSLAM TARİHİNİ ANLATAN YENİLİKÇİ PROJELERİ TEŞVİK EDİYORUZ”
Dinî eğitim ve öğretim alanında son 18 yılda yapılan çalışmaları sayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Çocuklarımızın, Efendimizin ve gönül dünyamızın kandillerinin örnek hayatlarını öğrenmesi için her türlü çabayı gösteriyoruz. ‘Karanlıktan Aydınlığa Asr-ı Saadet Radyo Tiyatrosu’ gibi dinî değerlerimizi ve İslam tarihini anlatan yenilikçi projeleri teşvik ediyoruz. ‘Peygamberimiz ve Çocuk’ temasıyla düzenlenen bu seneki Mevlid-i Nebi Haftasının da, Efendimizin kutlu hayatını öğrenme, evlatlarımıza öğretme bakımından önemli bir fırsat olduğuna inanıyorum. Zira Peygamberimiz; emin kişiliği, sade yaşantısıyla, edep ve hayâsıyla, insana ait değerli her ne varsa, onu kalbinde ve benliğinde müşahhas hâle getirmiş örnek bir şahsiyetti. Hazreti Peygamber, bir yetim ve öksüz olarak, en çok da yetim ve öksüzlerin, en çok da çocukların peygamberiydi. O sadece iki reyhanım dediği torunları Hasan ile Hüseyin’in değil, Medine ve Mekke’deki bütün çocukların sevgilisiydi. O, çocukların başını okşamanın sadaka olduğunu ifade edecek kadar çocuklara inanmış bir peygamberdi. Kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü bir cahiliye toplumunu, tüm insanlığa örnek gösterilecek seviyeye yine O taşıdı. Cömertlik, tevazu, muhabbet, uhuvvet, cesaret, ahlak, şefkat, merhamet, adalet, anne-babaya hürmet gibi, insanın özüne ait bütün iyi hasletleri bize hep sevgililer sevgilisi Peygamberimizi öğretti. Peygamber Efendimizin hayatında, ne bizim çocuklarımız ne de başka dinlere mensup toplumların çocukları için bir tek olumsuz an, bir tek olumsuz sahne dahi bulmak mümkün değildir. Kendi çocuklarımız gibi dünyadaki bütün çocukları da, böyle güzel bir örnekten, böyle güzel bir hayatı öğrenmekten mahrum etmemeliyiz. Mevlid-i Nebi Haftası’nın bu anlamda hayırlara, yeni ve özgün çalışmalara vesile olmasını diliyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, dünyayı nurla aydınlatan Nebi’nin güzel doğumun yıl dönümüne erişmeyi bizlere nasip ettiği için Rabbimize hamdediyorum. Hazreti Peygamberi, ehli beytini, ashabını bir kez daha selam ve salat ile yâd ediyor, şefaatine nail olmayı diliyorum. Diyanet İşleri Başkanlığımıza bu güzel programı tertip ettikleri için tekrar teşekkür ediyorum. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun diyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum.”
Ahmet Erdem İstanbul Teknik Üniversitesi’nde İnşaat Mühendisliği branşında lisans eğitimi aldıktan sonra İstanbul Üniversitesi İşletme Enstitüsü’nde Mühendislik Yönetimi branşını tamamlamıştır.
1990 yılında Shell’de çalışmaya başlayan Erdem, Türkiye, Orta Doğu ve Avrupa’da üst kademelerde görev yapmıştır. Yunanistan ve Türkiye Yatırım Müdürlüğü, Türkiye Perakende Satışlar Müdürlüğü görevlerinden sonra, 2006 yılında, halihazırda Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı da yürüttüğü Shell & Turcas Petrol A.Ş. ortak girişim şirketinin kurulmasında önemli bir rol üstlenmiştir. Ortak girişim şirketinin entegrasyonu sırasında Perakende Genel Müdürü ve İcra Kurulu üyeliği görevlerini yürüttükten sonra Shell’in Doğu Afrika’daki faaliyetlerinin merkezi olan Kenya’da Shell Ülke Başkanı ve Kenya Shell Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenmiştir. Ahmet Erdem, Royal Dutch Shell bünyesinde finansal ve itibar risk yönetimi ile ilgili eğitimler almıştır ve ülke çapında 20 yıla yakın risk yönetim tecrübesi bulunmaktadır.
Erdem halen Shell Türkiye Ülke Başkanlığı’nın yanı sıra Shell&Turcas A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Sabancı Holding Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini yürütmektedir.
Ahmet Erdem, önceki yıllarda Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nde (YASED) iki dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmış olup halihazırda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde (TOBB) Petrol ve Petrol Ürünleri Sanayi Meclis Başkanlığı, Petrol Sanayi Derneği’nde (PETDER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı, Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (WBCSD Türkiye), United Nations Global Compact Türkiye ve Enerji Verimliliği Derneği’nde (ENVER) Yönetim Kurulu Üyeliği ve İngiliz Ticaret Odası’nda Danışma Kurulu Üyeliğini sürdürmektedir
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Devlet Başkanı Buhari ile düzenlediği basın toplantısında, “D-8, İslam İşbirliği Teşkilatı, ECOWAS ve Afrika Birliği gibi kuruluşların önemli bir üyesi olan Nijerya, bölgesinin ve dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Nijerya’nın Afrika kıtasında barışın, istikrarın ve ekonomik kalkınmanın tesisi yönünde gösterdiği çabalar takdire şayandır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari ile baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında iki gün önce Sokoto eyaletinde bir pazar yerine düzenlenen terör saldırısında hayatını kaybeden Nijeryalılara Allah’tan rahmet, ailelerine ve tüm Nijerya halkına baş sağlığı, yaralılara da acil şifalar diledi.
Beş yıl aradan sonra, Nijerya’ya gerçekleştirdiği resmî ziyaretin Türkiye-Nijerya ilişkilerini bir üst düzeye çıkaracağına inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Az önce çeşitli alanlarda imzalamış olduğumuz anlaşmalar, ziyaretimizi taçlandırmıştır. Cumhurbaşkanı Sayın Buhari’yle gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde Türkiye-Nijerya ilişkilerini tüm cepheleriyle gözden geçirdik. Münasebetlerimizi her alanda nasıl daha ileriye taşıyabileceğimize ilişkin fikir teatisinde bulunduk. İş birliğimizi derinleştirmek hususunda aynı kararlılığı paylaştığımızı memnuniyetle müşahede ettik. Önümüzdeki yıl diplomatik ilişkilerimizin tesisinin 60. yıl dönümünü idrak edeceğiz” dedi.
“NİJERYA İLE TİCARET HACMİMİZ, GEÇTİĞİMİZ YIL 2 MİLYAR DOLARI BULDU”
Nijerya’nın Türkiye’nin Afrika kıtasındaki en eski diplomatik temsilciliklerinden birisine ev sahipliği yaptığını da belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları söyledi: “D-8, İslam İşbirliği Teşkilatı, ECOWAS ve Afrika Birliği gibi kuruluşların önemli bir üyesi olan Nijerya, bölgesinin ve dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Nijerya’nın Afrika kıtasında barışın, istikrarın ve ekonomik kalkınmanın tesisi yönünde gösterdiği çabalar takdire şayandır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika kıtasının üretim merkezi konumundaki Nijerya ile 2020 yılında 2 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaştıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Stratejik ortaklık temelinde şekillenen Afrika’yla ilişkilerimize mevcut ziyaretlerimizle ivme kazandırıyoruz. Afrika’daki Büyükelçiliklerimizin sayısı 43’e ulaştı. 21-22 Ekim’de 3. Türkiye-Afrika İş Forumu’nu İstanbul’da gerçekleştireceğiz. Ardından, 17-18 Aralık’ta İstanbul’da 3. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağız. Nijerya’yla iş birliğimizi her alanda daha ileriye taşımaya kararlıyız. Pek çok Nijeryalı gencin Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üniversitelerinde eğitim görmesinden ve Türkiye Burslarından faydalanmasından da özellikle mutluluk duyuyoruz” dedi.
“NİJERYA İLE ASKERÎ, SAVUNMA VE GÜVENLİK KONULARINDAKİ İŞ BİRLİĞİMİZİ GÜÇLENDİRİYORUZ”
Türkiye olarak, dost ve kardeş ülke Nijerya’daki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör örgütleri, silahlı çeteler ve deniz haydutlarıyla eşzamanlı mücadele yürüten Nijerya ile askerî, savunma ve güvenlik konularındaki iş birliğimizi güçlendiriyoruz. Bu vesileyle, terör hadiselerinde hayatını kaybeden Nijeryalı kardeşlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Nijerya halkına sabırlar diliyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayii ve güvenlik alanlarında dünya çapında takdir toplayan imkân ve kabiliyetlerini Nijerya’yla paylaşmaya hazır olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörle mücadelede sergilediğimiz bu hassasiyetin, Nijerya makamları nezdinde de karşılık bulacağına eminim. Malumunuz Türkiye de uzun yıllardır PKK/PYD, FETÖ, DEAŞ başta olmak üzere çeşitli sayıda terör örgütüyle mücadele etti. 15 Temmuz hain darbe girişiminin faili, FETÖ’nün Nijerya’da sürdürdüğü yasadışı faaliyetler hakkında Nijerya makamlarıyla gerekli bilgi paylaşımlarında bulunmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu.
NİJERYA DEVLET BAŞKANI BUHARİ: “TÜM DÜNYAYA ÖRNEK TEŞKİL EDİYORSUNUZ”
Türkiye ile Nijerya arasındaki sıcak ilişkilerin iyi seviyede olduğunu vurgulayan Nijerya Devlet Başkanı Buhari, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ikinci kez Abuja’da ağırlamaktan dolayı memnuniyet duyduğunu söyledi.
Nijerya Devlet Başkanı Buhari, ziyarette ikili ilişkiler gibi birçok konuyu ele aldıklarını aktararak Nijerya ile Türkiye arasındaki nezaket çerçevesinde bu konuları değerlendirdiklerini kaydetti.
İki ülke arasında 8 yeni anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandığını belirten Nijerya Devlet Başkanı Buhari, “Enerji, savunma sanayisi, madencilik ve hidrokarbon alanlarında anlaşmalar imzaladık. Bu anlaşmaların en kısa zamanda uygulamaya geçmesini umuyoruz” dedi.
Nijerya Devlet Başkanı Buhari, görüşmelerde Nijerya’nın yeni tip koronavirüs (Kovid-19) protokollerinin değiştirilerek Türkiye’ye uygulanan seyahat yasaklarının kaldırıldığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın da Abuja’da çok kıymetli işlere imza attığını vurgulayan Buhari, “Abuja’da Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından onarılan ortaokulun açılışını yaptı” dedi.
Nijerya Devlet Başkanı Buhari, TİKA’nın Nijerya’ya gerçekleştirdiği desteklerden dolayı Türkiye’ye şükranlarını sundu.
Cömertliği ve iş birliği için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür eden Nijerya Devlet Başkanı Buhari, “Çatışma alanlarından kaçan 4 milyon kişiye ülkenizde ev sahipliği yaptığınız için teşekkürlerimizi iletmek istiyoruz. Tüm dünyaya örnek teşkil ediyorsunuz” ifadesini kullandı.
İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
İki ülke arasında, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığı ile Vergiden Kaçınmaya Engel Olma Anlaşması”, Ticaret Bakanı Mehmet Muş ve Nijerya Maliye, Bütçe ve Ulusal Planlama Bakanı Zainab Ahmed tarafından imzalandı.
“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Madencilik Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hidrokarbon Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı” ve “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”nı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ve Nijerya Dışişleri Bakanı Geoffrey Onyeama tarafından imza altına alındı.
“Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gençlik Alanında İşbirliği Anlaşması” ile “Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Arasında Siyasi İstişare Mekanizması Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptı” da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Nijerya Dışişleri Bakanı Geoffrey Onyeama tarafından imzalandı.
“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Savunma Sanayii İşbirliği Anlaşması” ise Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ile Nijerya Dışişleri Bakanı Geoffrey Onyeama tarafından imza altına alındı.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN ONURUNA ÖĞLE YEMEĞİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari tarafından onuruna verilen resmî öğle yemeğine katıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari tarafından Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda resmî törenle karşılandı.
Heyetlerini birbirlerine takdim eden ve basın mensuplarına görüntü veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Nijerya Cumhurbaşkanı Buhari daha sonra baş başa görüşmeye geçti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.